"D" TESLİMLER - İSPAT YÜKÜ - BEYAN ESASI

Sezai KAYA, Gümrük Müşaviri, Gümrük ve Ticaret Eski Müfettişi
08.01.2019

İdari işlem ve eylemler, toplumun Devlet’e olan güven duygusunu zedelemeyecek şekilde hukuka uygun olmalı ve gerekli inceleme araştırmalar yapılarak idari işlemin sebebi net bir biçimde ortaya konulmalıdır.

Gümrük uygulamalarında beyan esası geçerlidir ve ithalat veya ihracat yapan gerçek veya tüzel kişiler gümrük beyannamesi vererek bu esasa uygun hareket etmektedir. Beyan esasına uygun olarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 61/3. maddesine göre tescil edilmiş beyanname, ait olduğu eşyanın vergileri ve para cezalarından dolayı taahhüt niteliğinde beyan sahibini bağlar ve gümrük vergileri tahakkukuna esas tutulur. Gümrük idaresinin de 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 65. maddesi çerçevesinde beyanın doğruluğunu araştırma yetkisi bulunmaktadır.

Yukarıdaki açıklamalara göre, idarenin beyanın doğru olmadığını iddia edebilmesi için araştırma yapması ve yapılan beyan hilafına deliller elde etmesi gerekmektedir. Nitekim 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31'inci maddesiyle göndermede bulunulan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun “İspat Yükü” başlıklı 190. maddesi de ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğunu hüküm altına almaktadır. Mezkûr hüküm “müddei iddiasını ispatla mükelleftir” şeklinde günlük konuşma diline; “ticari teknik icaplara ve ekonomik gerçeklere uygun olmayan bir iddiada bulunan kişi iddiasını ispatla mükelleftir” şeklinde mahkeme kararlarına yansımış bulunmaktadır.

ICC tarafından yayımlanan INCOTERMS 2010 kurallarında geçen “The seller bears all risks” ifadesinden “D” harfi ile başlayan teslimlerde belirlenen yere kadar riskin satıcıda olduğu anlaşılmaktadır. ICC Incoterms 2010 kuralları çerçevesinde kalındığında, risk satıcıda olduğuna göre, alıcının sigorta yaptırma zorunluluğu bulunmamakta, ithal edilecek olan malın yolda hasara/kayba uğraması durumunda zararın satıcı tarafından üstlenileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Dolayısıyla, ekonomik olan davranış biçimi alıcının sigorta maliyetine katlanmamasıdır.

Sonuç olarak, “D” harfi ile başlayan teslimlerde beyan esası çerçevesinde ithalatçının beyanına itibar edilmesi gerektiği; muhasebe kayıtları, ödeme dekontları, sigorta şirketleri nezdinde yürütülen araştırma sonucunda verilen beyan hilafına bir delil elde etmeden veya sigorta ödemesini ithalatçının yaptığı ispat edilmeden, sadece sözleşmede sigortanın kimin tarafından ödendiğinin belirtilmediği gerekçe gösterilmek ve bunun neticesinde sigorta ödemesini ithalatçının yaptığı kabul edilmek suretiyle işlem tesis edilmesinin hukuken yerinde olmadığı kanaatindeyiz.