KDV KANUNU DEĞİŞİKLİKLERİNİN GÜMRÜĞE YANSIMASI

Sezai KAYA, Gümrük Müşaviri, Gümrük ve Ticaret Eski Müfettişi

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair 7104 sayılı Kanun 06/04/2018 tarihli ve 30383 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklikler ile,

1) 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 12. maddesine ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 5. maddesinin 2 numaralı fıkrasına yapılan ekleme ile gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına yapılan teslimler (ÖTV için sadece III ve IV sayılı listedeki mallar) , ihracat teslimi sayılmış ve istisna kapsamına alınmıştır. (Bu hükümler 01.06.2018 tarihinde yürürlüğe girecektir.)

Değişiklikten önce, istisna kapsamında sayılmadığı için gümrüksüz satış mağazalarına mal satan firmalar faturalarında KDV ve ÖTV hesaplamak zorundaydı.

2) 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 13. maddesine eklenen “m” fıkrası ile 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamındaki teknoloji geliştirme bölgesi ile ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde, 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde, 3/7/2014 tarihli ve 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun kapsamındaki araştırma laboratuvarlarında Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlara, münhasıran bu faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılan yeni makine ve teçhizat teslimleri KDV’den istisna edilmiştir. (Bu hükümler 01.06.2018 tarihinde yürürlüğe girecektir.)

Haliyle yurt içi teslimleri istisna kapsamına alınan ve yukarıdaki faaliyetlerde kullanılacak makine ve teçhizat ithalatları da KDV’den istisna olacaktır. Zira, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 16/1-a maddesine göre bu Kanuna göre teslimleri vergiden istisna edilen mal ve hizmetlerin ithali de KDV’den istisnadır.

3) 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17/4-g maddesine eklenen hüküm ile konfeksiyon kırpıntılarının teslimleri KDV’den istisna edilmiştir. Yukarıda bahsedildiği gibi, istisna kapsamına alınan bu malların ithali de KDV’den istisna olacaktır. (Bu hüküm 01.06.2018 tarihinde yürürlüğe girecektir.)

4) 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “Diğer İstisnalar” başlıklı 17. maddesinin “o” bendi

“o) Gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda; ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetleri ile vergisiz satış yapılan işyerlerinin ve bu işyerlerine ait depo ve ardiye gibi bağımsız birimlerin kiralanması”

Şeklinde iken,

“o) Gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda vergisiz satış yapılan işyerlerinin ve bu işyerlerine ait depo ve ardiye gibi bağımsız birimlerin kiralanması

ö) Gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda, ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetleri,”

Şeklini almıştır. (Bu hüküm 01.06.2018 tarihinde yürürlüğe girecektir.)

Bu durumda bent metninin ikiye ayrıldığı görülmektedir. Ancak bunun sonucu 30/1-a maddesinde yapılan değişiklikle anlam bulmaktadır.

Konu 30. maddede yapılan değişiklik kısmında anlatılacak olmakla beraber şimdilik burada; 17/4-o maddesindeki işlemler dolayısıyla alış vesikalarında yüklenilen KDV’nin, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV’den indirilemeyeceği, 17/4-ö maddesinde yer alan işlemler dolayısıyla alış vesikalarında yüklenilen KDV’nin, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV’den indirilebileceği belirtilebilir.

Son olarak 17/4-o maddesinde yapılan bu değişikliğin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 21. maddesi kapsamında ithalatta KDV matrahına herhangi bir etkisinin olmadığı, bu tür giderlerin eskiden olduğu gibi serbest dolaşıma giriş beyannamesi üzerinde KDV matrahına dahil edilmeye devam edilmesi gerektiği ifade edilebilir.

5) 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29/3. maddesi

“İndirim hakkı vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabilir”

Şeklinde iken,

“İndirim hakkı vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu “takvim yılını takip eden” takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabilir.” 

Şeklini almıştır. (Bu hüküm 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe girecektir.)

Bunun aşağıdaki şekilde sonuçları olacaktır.

– Gümrük idaresince bir önceki yıl tescil edilen beyanname için KDV ek tahakkuku yapıldığında söz konusu KDV indirime atılabilecektir. Değişiklikten önce, geçmiş yıllara ait beyannamelere yapılan KDV ek tahakkukları indirilemiyor, kurumlar vergisi matrahından gider olarak düşülebiliyordu.

Örneğin 2018 yılında tescil edilmiş beyanname için 2019 yılı içinde KDV ek tahakkuku yapıldığında söz konusu KDV indirime atılabilecektir. Ancak 2017 yılı beyannamesi için aynı durum geçerli değildir.

– Gümrük müşavirliği şirketlerince ödenmesine karşılık müşteriye dekont edilmesi unutulan KDV’ler artık bir sonraki yıl içinde dekont edilebilecektir. Daha önceden indirilemeyeceği gerekçesiyle söz konusu KDV’ler aradaki sözleşme gereğince gümrük müşavirliği şirketlerinden tazmin edilebiliyordu.

– Tescil tarihi ile kapanış tarihi (vergi ödeme makbuzu tarihi) arasında yıl değişen beyannameler için ödenen KDV’lerin indirilip indirilemeyeceği tartışması ortadan kalkmıştır. Örneğin 2018 yılında tescil edilen beyannamenin 2019 yılında kapanması (vergilerin ödenmesi) gibi.

– Bir önceki yıla ait olup ancak alış vesikaları geç gelen KDV’ler indirilebilecektir. Örneğin, geç gelen dahili nakliye faturaları, gümrük müşavirliği hizmet faturaları gibi.

6) 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 30/a maddesi,

Vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan katma değer vergisi,

Şeklinde iken,

“Vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası “(Bu Kanunun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri ile (4) numaralı fıkrasının (ı) ve (ö) bentleri uyarınca katma değer vergisinden istisna edilen işlemler hariç)” ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan katma değer vergisi,”

Şeklini almıştır. (Bu hüküm 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe girecektir.)

Kanun’un 30. maddesi indirilemeyecek KDV’leri saymaktadır. Örneğin, faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisi mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilememektedir.

Bu bağlamda 30/a maddesine eklenen “Bu Kanunun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri ile (4) numaralı fıkrasının (ı) ve (ö) bentleri uyarınca katma değer vergisinden istisna edilen işlemler hariç” şeklindeki parantez içi hükümde belirtilen bentlerde sayılan işlemlere ait alış vesikalarında gösterilen KDV’ler mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilebilecektir.

Örneğin, antrepo işleticisi kuruluşun deposunun bir kısmını antrepo bir kısmını da serbest depo olarak kullandığını, serbest depoculuk faaliyeti dolayısıyla düzenlediği faturalarda KDV hesapladığını ancak antrepo hizmeti dolayısıyla düzenlediği faturalarda KDV hesaplamadığını kabul edelim. Antrepo hizmeti dolayısıyla alış vesikalarında yüklendiği KDV’yi serbest depoculuk faaliyeti dolayısıyla düzenlenen faturalarda gösterdiği KDV’den indirebilecektir.

7) 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 32/1. maddesi

“Bu Kanunun 11, 13, 14 ve 15 inci maddeleri ile 17 nci maddenin (4) numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen Katma Değer Vergisi, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak Katma Değer Vergisinden indirilir. Vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen Katma Değer Vergisi, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunur.”

Şeklinde iken

“Bu Kanun’un 11 , 13 , 14 ve 15 inci maddeleri ile 17 nci maddenin (4) numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen Katma Değer Vergisi, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak Katma Değer Vergisinden indirilir. Vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde “işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar talep edilmesi şartıyla” Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunur.”

Şeklini almıştır. (Bu hüküm 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe girecektir.)

Buna göre, KDV iade talebinin işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar yapılması zorunluluğu getirilmiştir.