TÜRKİYE - ABD TİCARET SAVAŞININ VERGİSEL ETKİLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

 Sezai KAYA, Gümrük Müşaviri, Gümrük ve Ticaret Eski Müfettişi

Trump Yönetimi’nin işbaşına gelmesinden itibaren konuşulmakta olan ticaret savaşları konusu somut etkilerini göstermeye başladı.

8 Mart tarihinde Beyaz Saray tarafından yayımlanan duyuruya göre; Trump yönetimi  ithal çelik ve alüminyuma sırasıyla yüzde 25 ve yüzde 10 gümrük tarifesi uygulanacağını açıklamış, AB'ye bu vergilerden 1 Haziran'a kadar geçici muafiyet tanımıştı.  

Türkiye ise öncelikle Dünya Gümrük Örgütü nezdinde girişimlerde bulunmuş, sorunun devam etmesi halinde ABD menşeli ürünlere vergi uygulayarak misilleme yapacağını duyurmuş ve 21 Haziran itibariyle belirlenen ürünler için tedbir uygulamaya başlamıştı.  

25.06.2018 tarihli 30459 sayılı 1.mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan Amerika Birleşik Devletleri Menşeli Bazı Ürünlerin İthalatında Ek Mali Yükümlülük Uygulanmasına ilişkin 2018/11973 sayılı Karar ile Amerika Birleşik Devletleri menşeli, 22 farklı kalem eşya için ek mali yükümlülük getirilmiştir.

Yapılan düzenlemeye baktığımızda %70 oranındaki ek mali yükümlülük ile 2208 tarife pozisyonunda sınıflandırılan “Alkollü İçecekler” ilk sırada yer almakta, onu %60 oranıyla 8703 tarife pozisyonunda sınıflandırılan “Otomobiller” izlemektedir.  

Kararın yayımı tarihinden önce Türkiye’ye sevk edilmek üzere taşıma belgesi düzenlenerek yüklemesi yapılmış ürünler  için 45 gün içinde beyanname tescil edilmesi halinde Karar kapsamındaki ek mali yükümlülüğün uygulanmayacağı belirtilmiştir.  

Dünyanın en büyük çelik ithalatçısı konumunda olan ABD, 2017'de çelik ithalatının yüzde 7'sini Türkiye'den gerçekleştirmektedir. Türkiye; Kanada, Brezilya, Güney Kore, Rusya ve Meksika'nın ardından ABD'ye en çok çelik ihraç eden 6'ncı ülke konumunda bulunmaktadır. Dolayısıyla karşılıklı misillemelerin etkileri de büyük olmaktadır.  

Ek mali yükümlülüklerin karşılıklı bir değerlendirmesini yapabilmek için ABD yönetiminin açıklamış olduğu listede tarife pozisyonları bazında açıklanan ürünler ve getirilen ilave vergiler baz alınarak, ürün bazında gerçekleşen toplam ihracata getirilmiş olan toplam ilave vergi yükü hesaplanmıştır.

Benzer hesaplama Türkiye’nin yayımlamış olduğu liste ve vergi oranları ile ABD’den ithal edilen ürünler için de yapılmıştır. Bahse konu hesaplamalar için 2017 yılı ithalat ve ihracat rakamları baz alınmıştır. Yapılan hesaplamalara ilişkin detaylara aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir.



Türkiye’nin ABD’ye ek mali yükümlülük getirilen ürünlerden toplamda 1 milyar doların biraz üzerinde ihracat gerçekleştirdiği, bunun ilave vergisel yükünün ise 264 milyon USD civarında olduğu anlaşılmaktadır. Bunun %96 lık ksımının demir çelik ürünlerinden oluştuğu, aluminyum ürünlerinin %4 gibi bir oranda kaldığı görülmektedir.

ABD’nin ilave gümrük vergisi uygulamasına geçmesinin ardından, ABD menşeli 22 farklı eşya ithalatında değişen oranlarda ek mali yükümlülük  uygulamasına geçilmiştir. Bahse konu kapsama giren ürünlerin 2017 yılı verilerine göre toplam ithalat miktarının 1.785 Milyon USD civarda olduğu, bunun vergisel boyutunun ise 266 milyon civarında olduğu anlaşılmaktadır.. Ek mali yükümlülükten en fazla etkilenen ürünün 52 milyon doları geçen ilave vergi miktarı ile 8703 tarife pozisyonunda sınıflandırılan otomobiller olduğu görülmektedir.

Getirilen ilave vergi yüklerini karşılaştırdığımızda; ABD’nin düzenlemesi ile Türkiye’nin demir çelik ihracatınına 265 milyon USD civarında ilave bir vergi yükü getirildiği, Türkiye’nin de buna yakın bir miktarda vergisel etkisi olacak şekilde bir düzenlemeye gittiği anlaşılmaktadır.

Bu aşamaya kadarki süreç ABD’ye çelik ihraç eden tüm ülkeler için geçerli bir durum iken geçtiğimiz haftalarda Amerikan vatandaşı Rahip Brunson özelinde Türkiye - ABD ticaret savaşında yeni bir kriz ortaya çıkmış bulunmaktadır. ABD Başkanı Trump, yukarıdaki listede yer alan çelik ve alümünyum ürünlerine getirilmiş olan vergilerin 2 katına çıkarılacağına dair bir tweet mesajı paylaşmış ve 10 Ağustos tarihinde Beyaz Saray’ın internet sitesinde yayımlanan başkanlık emrinde Türkiye menşeli çelik ürünlerinde %50 oranında vergi getirildiği belirtilmiştir. Bahse konu vergiler ise 13 Ağustos itibarıyla yürürlüğe girmiştir. (Trump’ın paylaşmış olduğu tweet mesajında aluminyum için uygulanmakta olan  %10’luk verginin de iki katına çıkarılacağı belirtilmiş olsa da Başkanlık emrinde buna ilişkin herhangi bir ibare yer almamıştır.)

Amerikan yönetiminin atmış olduğu bu adıma, Türkiye de misliyle karşılık vererek daha öncesinde 22 farklı ürün için getirilmiş olan ek mali yükümlülükler, iki katına çıkarılmıştır. Söz konusu karşılığa ilişkin Karar 14 Ağustos tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir.

Böylelikle daha öncesinde 265 milyon seviyelerinde olan karşılıklı vergi yükleri 530 milyon USD seviyelerine yükselmiştir. Ancak, ABD firmaları arz noktasında birçok farklı alternatife sahipken, Türk firmaları için aynı esnekliğin olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir. Şöyle ki; 8703 tarife pozisyonunda yer sınıflandırılan bir otomobili üreten uluslararası ölçekteki bir ABD firmasının ithalat operasyonunu ABD dışındaki başka bir üretim merkezinden gerçekleştirmesi mümkün iken Türk demir-çelik firmalarının aynı kolaylıkla ihracat operasyonlarını yönlendirme imkanları bulunmamaktadır.

 

KAYNAKLAR