YARGITAY: “AÇIK KALAN İHRACAT BEYANNAMELERİ HAYALİ İHRACATTIR”.

Sezai KAYA, Gümrük Müşaviri, Gümrük ve Ticaret Eski Müfettişi

Hayali ihracat yapmaya niyetlenenlerin başvurduğu çok sayıda yöntem bulunmaktadır. Gümrük müfettişliği görevini ifa ederken yazdığım son raporda bu yöntemlerden en sık kullanılanlarını kayıt altına almıştım. Daha sonra bu rapor Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 15.06.2017 tarihli 25824713 sayılı dağıtımlı yazısının ekinde taşra teşkilatına duyurulmuş ve söz konusu yazıda hayali ihracat yöntemleri aşağıdaki başlıklar halinde sıralanmıştır.

– Kayıt dışı kargo-bavul ticareti kapsamı mallara ihracat beyannamesi açılması

– İhracat kıymetinin yüksek gösterilmesi

– Gümrük sahasında başkasına ait mallar için ihracat beyannamesi açılması

– Miktar üzerinde oynamalar yapılması

– Kırmızı hat muayene kriterine düşen eşya için yeni bir ihracat beyannamesi düzenlenmesi

– İhracat beyannamesindeki eşyadan farklı bir eşyanın yurtdışı edilmesi

– Mahsuben KDV iadesi yönteminin istismarı

Yukarıdaki yöntemlerden bir tanesinde, ihraç edilecek eşya için düzenlenen beyannamenin kırmızı hat muayene kriterine düşmesi halinde o beyanname muayene memuruna götürülmeyerek yeni bir ihracat beyannamesi düzenlenmekte ve yeni beyannamenin sarı/beyaz hatta düşmesi halinde işlemler devam ettirilmekte ve bu sayede miktar, cins veya kıymet yönleriyle beyana aykırı eşyalar yurtdışı edilebilmektedir.

Gerçekten hayali ihracat yapanların başvurduğu bu yöntem, Yargıtay’ın son dönemlerde verdiği kararlarda da hayali ihracat olarak sayılmıştır. Yargıtay’ın mezkûr kararlarında, kırmızı hatta düşen eşya için yeni bir ihracat beyannamesi açılması ve mevcut beyannamenin kapanmamış statüde kalması hayali ihracata teşebbüs olarak değerlendirilmektedir.

Ancak Yargıtay kararlarında, ikinci beyannamede gerçekten hayali ihracat yapılıp yapılmadığının tartışılmadığı, ikinci beyannamenin ne için açıldığının anlaşılması için gerekli araştırmanın yapılmadığı, kararların gerek şirket kayıtları üzerinde gerekse de ithalatçı ülke nezdinde yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen somut verilere dayandırılmadığı görülmektedir. Bir başka ifadeyle miktar, cins, nev’i veya kıymet yönleriyle beyana aykırı eşyaları yurtdışı etmek suretiyle hayali ihracat yapıldığının net bir biçimde ortaya konulmadan söz konusu kararların alındığı anlaşılmaktadır.

Söz konusu Yargıtay kararlarının açık kalmış birçok ihracat beyannamesine emsal niteliğinde uygulanacağı dikkate alındığında, önümüzdeki günlerde gümrük müşavirlerinin ve ihracatçıların hapis cezaları ile karşılaşabileceği düşüncesindeyiz.

Zira, eksik veya fazla yükleme nedeniyle beyannamede redrese yapılmasının tercih edilmediği, geminin kaçmaması / teslimatın gecikmemesi için yeni bir beyanname açılmasının çözüm olarak görüldüğü durumlar olmaktadır. Dolayısıyla, açık kalan her ihracat beyannamesi hayali ihracat olarak yorumlanmamalı gerek idari ve adli soruşturma gerekse de yargılama aşamasında ikinci beyanname ile ihraç edilen eşya için yurtdışı/yurtiçinde araştırma yapılmalı ve hayali ihracat fiili somut verilerle ortaya konulmalıdır.