BOĞAZ SPREYİ KULLANDIM, EHLİYETİMİ KAYBETTİM – DAVA AÇTIM GERİ ALDIM

Sezai KAYA, Gümrük Müşaviri, Gümrük ve Ticaret Eski Müfettişi
03.04.2020

İnsanlığa faydamız olsun. Benim başıma gelen başkasının da başına gelebilir. Nasıl hareket edilmesi gerektiğini anlatmak istiyorum.

Ehliyeti Geri Alma Mücadelem

18.02.2020 tarihinde Antalya’dan 23:30 civarında havalanan uçak ile 00:45 sularında İstanbul Havalimanına geldim. Bekleyen aracımla evime dönerken 01:45 sularında Ataköy girişinde Sinan Erdem Spor Salonu karşısında polis çevirmesine rastladım. Alkol muayenesine tabi tutuldum ve 0,63 promil alkollü olduğum iddia edildi. Ehliyetim 6 aylığına alındı ve 1.200 TL civarında bir para cezasına çarptırıldım.

Ben alkol almamıştım ama o gece Andorex isimli boğaz spreyi kullanmıştım. Bunu söylememe rağmen polisler ikinci bir muayene yapmalarına yetkilerinin olmadığını, bu yüzden kan testi yaptırmam gerektiğini söylediler.

Ben de en yakın Ataköy Karakoluna gidip itiraz etmek için kan testi yaptırmak istediğimi söyledim. Karakoldan aldığım üst yazı ile polis nezaretinde Sadi Konuk Hastanesine gittim. Orada kan verdim ve polis nezaretinde kan örneklerini Adli Tıpa götürüp teslim ettim.

Kan tahlili sonucunda kanımda alkole rastlanmadı. Bakırköy 2. Sulh Ceza Mahkemesinde dava açtım ve davayı kazandım. Mahkeme, kararı trafik denetleme şubesine tebliğ etti ve ehliyetimi geri aldım.

Notlarım

Bu yaşadığım süreçten bazı notları size aktarmak istiyorum.

1) Sizin de başınıza gelirse hemen kan vermek çok çok çok önemli. Geçen her saat alkolün kanda 0,15 promil azaldığı kabul ediliyor. Bu şekilde mahkeme kararları var. Örneğin 0,60 promil çıksa, 4 saat sonra kan verirseniz mahkeme sıfır çıkması normal, dolayısıyla polis tarafından yapılan ölçüm doğru diyecek. Ben de 1,5 saat sonra kan verdim ve mahkeme kararında, olay saatiyle kan verilen saat arasında 1,5 saat geçtiği ve bu zaman aralığında 0,63 promil alkolün sıfıra düşmesinin imkansız olduğu gerekçe gösterildi ve cezanın iptaline karar verildi.

2) Yetkili mahkeme Sulh Ceza Mahkemesidir. Dava açma süresi 15 gündür.

3) Ben karakola giderek üst yazı ekinde polis nezaretinde hastaneye kan vermeye gittim ama bunun gerekli olmadığını, doğrudan hastaneye kendimin gidebileceğini söyleyenler de oldu.

0,100 promil ve üzeri alkol Türk Ceza Kanunu’nun 179. maddesine göre göre suç sayıldığı için bu gibi vakalarda polis karakoluna ve oradan hastaneye polis nezaretinde gidilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ama yaptığım araştırmada 0,50 – 0,100 arası çıkanların, karakola uğrayıp yazı almalarına gerek olup olmadığı konusunda net bilgiye ulaşamadım. 

Bu sorunun çözümü adına, polislerin vatandaşı tam olarak bilgilendirmesinin veya tutanaklarda bunun açıklanmasısının yararlı olacağı kanaatindeyim. En azından gümrük ceza kararlarında böyle... İtiraz prosedürü ve haklar açıklanıyor.

4) Adli tıp ve karakol arasındaki evrak akışı posta yoluyla gerçekleşiyor. Zaman aldığı için dava açma sürelerini kaçırmak söz konusu olabiliyor. Ben de adli tıp raporunu son güne kadar bekleyip dava açtım. Rapor gelince de yeni bir dilekçe ile mahkemeye sundum.

Kurumlar arası yazışmaların tamamının artık elektronik ortama taşınması gerektiğine inanıyorum. Hem zaman kazandıracak hem de evrakta sahtekarlığı önleyecektir.

5) Mahkeme kararı da trafik denetleme şubesine 2 haftada gönderildi. Kararın çıktığı gün mahkemenin coronavirüs salgını dolayısıyla karantina altına alındığını öğrendim. Belki de gecikme bu yüzdendi. Ya da PTT idaresinde de salgın nedeniyle personel sayısı azdı. Bilemiyorum ama mahkeme kararının altında, kararın linki olmasına rağmen trafik denetleme şubesinin postadan evrakı beklememesi gerektiğini düşünüyorum.

6) Boğaz spreyi, dış solüsyonu, ağız gargarası, sigara, limon, elma, sporcu içecekleri gibi nedenlerle ehliyetlerini kaybedenler olabiliyormuş. Benim de başıma gelince internet üzerinden çok sayıda hikaye okudum.

Bu tip olaylarda ilgili kişilerin ehliyetini hızlı bir şekilde almasının yolu açılmalı. Ben 45 gün içinde geri alabildim. Bunun 30-35 günü postadan kaynaklı... 

Prosedürün Almanya’daki gibi olması gerektiği düşüncesindeyim. Muayene sonucuna itirazım var ise, polis beni hemen hastaneye götürmeli ve kan testi sonucunu görür görmez ehliyetimi o an hemen iade etmelidir. Yani, ehliyetimi 1-2 saat içinde geri alabilmeliyim. Çünkü ehliyetsiz hayat gerçekten zor. Çocuğumu kursa bırakamadım, her yere taksi ile gitmek, taksi bulamadığım için çocukla beraber yağmur altında yarım saat beklemek, pandemi döneminde toplu taşıma kullanmak zorunda kaldığım oldu.

Aslına bakarsanız bu konuda Ombudsman kararı da var. Karar tam da benim düşüncelerimi söylüyor. Karara ulaşmak için tıklayınız.