TELAFİ EDİCİ VERGİ UYGULAMASI VE BİRLEŞİK KRALLIK

Yusuf KOÇAK, Ticaret Müfettişi
13.07.2021

Telafi Edici Vergi, Türkiye'nin taraf olduğu anlaşma hükümlerine göre dâhilde işleme rejimi şartlı muafiyet sistemi kapsamında elde edilen Türk menşeli eşyanın anlaşmalara taraf ülkelere ithalinde, tercihli tarife uygulamasından yararlanmasının, bunların bünyelerine giren serbest dolaşımda olmayan eşyanın ithalat vergilerinin ödenmesi koşulu gereği olarak doğan bir gümrük vergisidir.

Her ne kadar Telafi Edici Vergi’de gümrük yükümlülüğü, söz konusu eşyanın ihracına ilişkin gümrük beyannamesinin gümrük idaresi tarafından tescil edildiği tarihte başlasa da TEV bir ithalat vergisidir.

1. Telafi Edici Vergi Kapsamı

Dâhilde İşleme Rejimi (DİR) şartlı muafiyet sistemi kapsamında üretilen işlem görmüş ürünün elde edilmesinde kullanılan üçüncü ülke menşeli hammadde, yardımcı madde, yarı mamul, mamul ile değişmemiş eşyaya ilişkin vergi, söz konusu işlem görmüş ihraç ürününün ATR Dolaşım Belgesi eşliğinde AB üyesi ülkelere, Serbest Ticaret Anlaşması imzalanan ülkelere, Pan-Avrupa Menşe Kümülasyonuna veya Pan-Avrupa-Akdeniz Menşe Kümülasyonuna taraf olan ülkelere ihraç edilmesi halinde Telafi Edici Vergi olarak tahsil edilmektedir.

DİR Geri Ödeme Sistemi’nde rejimin başlangıcında vergiler tahsil edildiğinden taraf ülkelere tercihli rejim kapsamında yapılacak ihracatlarda TEV söz konusu olmayacaktır.

2. Telafi Edici Verginin Hesaplanması ve Ödenmesi

DİR kapsamında ülkeye getirilen üçüncü ülke menşeli ürünün anlaşmalara taraf ülkelere ihraç edilip edilmeyeceği ilk aşamada bilinemeyeceğinden, işlem görmüş ürünün ihracı esnasında ürünün elde edilmesinde kullanılan vergiye konu eşyanın tespitinde firma beyanı esas alınmak suretiyle söz konusu vergi hesaplanır ve tahsil edilerek bütçeye irat kaydedilir.

Ödenmesi gereken telafi edici vergi, serbest bölgelerden gerçekleştirilen satışlar dahil olmak üzere, ihracata ilişkin gümrük beyannamesinin tescil tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuru ve bu tarihte ithalat rejiminde belirtilen gümrük vergisi ve varsa toplu konut fonu üzerinden hesaplanarak ihracat esnasında ödenir.

Bunun yanı sıra, belge kapsamında önceden ihracat işleminden sonra ithalat yapılması durumunda, söz konusu vergi serbest bölgelerden gerçekleştirilen satışlar dahil önceden ihracata ilişkin gümrük beyannamesinin tescil tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuru ve bu tarihte ithalat rejiminde belirtilen gümrük vergisi ve varsa toplu konut fonu üzerinden hesaplanarak, önceden ihracata tekabül eden ithalatın yapılması esnasında ödenir.

3. Serbest Bölgelerden Yapılacak İhracatlarda TEV

Şartlı muafiyet sistemi kapsamında serbest bölgelere gerçekleştirilen ihracata konu eşyanın belge/izin süresi bitiminden itibaren 3 (üç) ay içerisinde serbest bölgelerden A.TR dolaşım belgesi eşliğinde Avrupa Topluluğuna üye ülkelere veya menşe ispat belgeleri eşliğinde Avrupa Topluluğuna üye ülkelere, Pan-Avrupa Menşe Kümülasyonuna taraf ülkelere, Pan-Avrupa-Akdeniz Menşe Kümülasyonuna taraf ülkelere veya Serbest Ticaret Anlaşması imzalanmış bir ülkeye satışı halinde; yine aynı şekilde telafi edici verginin tahsili gerekecektir.

4. Telafi Edici Vergi’nin Ödenmeyeceği Durumlar

Genel kural gereği, işlem görmüş ürünün elde edilmesinde kullanılan ve üçüncü ülke menşeli olan hammadde, yardımcı madde, yarı mamul, mamul ile değişmemiş eşyaya ilişkin tahsil edilmeyen vergiyi telafi etmek için gündeme gelen Telafi Edici Vergi, söz konusu işlem görmüş ürün içerisinde üçüncü ülke menşeli ürün olmaması durumunda söz konusu olmayacaktır.

Elde edilmesinde üçüncü ülke menşeli girdi kullanılan ve Avrupa Topluluğuna üye ülkelere ihraç edilen her türlü harp araç, gereç, teçhizat, makine, cihaz ve sistemleri ile bunların yapım, bakım ve onarımlarında kullanılacak yedek parçalar için telafi edici vergi doğmayacaktır.

Anlaşma ile belirlenen menşe kuralının sağlanması ve bir menşe ispat belgesinin düzenlenmesi kaydıyla, ülkemizde doğmuş ve büyütülmüş canlı hayvanlar ile avlanma ve balıkçılık faaliyetlerinden elde edilen ürünler ve bunlardan elde edilen ürünlerin tercihli rejimden faydalanmak suretiyle ilgili ülkelere ihracında Telafi Edici Vergi’nin tahsili aranmayacaktır.

5. İhracat Taahhüdünün Kapatılmasında TEV

Dâhilde işleme izin belgesi/dâhilde işleme izni sahibi firmalar tarafından, belge/izin ihracat taahhüdünün kapatılabilmesi için gerekli bilgi ve belgeler, ilgili bölge müdürlüğüne veya ilgili gümrük idaresine sunulacaktır.

Şartlı muafiyet sistemi çerçevesindeki DİR kapsamında, A.TR dolaşım belgesi eşliğinde Avrupa Topluluğuna üye ülkelere veya menşe ispat belgeleri eşliğinde Avrupa Topluluğuna üye ülkelere, Pan-Avrupa Menşe Kümülasyonuna taraf ülkelere, Pan-Avrupa-Akdeniz Menşe Kümülasyonuna taraf ülkelere veya Serbest Ticaret Anlaşması imzalanmış bir ülkeye işlem görmüş ürünün ihraç edilmesi halinde, bu ürünün elde edilmesinde kullanılan eşyaya ilişkin varsa telafi edici verginin, her bir ihracata ilişkin gümrük beyannamesi bazında ödendiğine dair bilgi ve belgelerin tevsiki aranmaktadır.

Dâhilde İşleme Rejimi Tebliği(İhracat: 2006/12) Ek-4’te yer alan “Dâhilde İşleme İzninin Kapatılması İçin Gerekli Bilgi Ve Belgeler” arasında Telafi Edici Vergi’nin (gerekmesi halinde) ödendiğine dair makbuz da sayılmıştır.

6. Birleşik Krallık ve Telafi Edici Vergi

Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılması neticesinde Serbest Ticaret Anlaşması ile birlikte menşe esaslı ticarete geçildiğinden 31.12.2020 tarihi itibariyle A.TR Dolaşım Belgesi kullanımı sona ermiş ve STA kapsamında vergi muafiyetinden yararlanabilmek için ihracatçı tarafından yapılacak menşe beyanı taraflar arasındaki ticarete konu eşyanın menşe belgesi olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Ayrıca, Dâhilde İşleme Rejim Kararı’nın “Tanımlar” başlığı altında düzenlenen 2’nci maddesinde üçüncü ülke “Avrupa Topluluğuna üye ülkeler dışındaki ülkeler” olarak tanımlanmaktadır. Bu minvalde, Brexit sonrasında Birleşik Krallık AB nezdinde artık üçüncü bir ülke konumundadır.

6.1. Birleşik Krallık’a İhraç Edilen Türk Menşeli Eşyada TEV

Birleşik Krallık ile akdedilen Serbest Ticaret Anlaşması sonrasında yürürlüğe giren “Menşe Kuralları ve Menşe İşlemlerine İlişkin Protokol” kapsamında TEV kapsamında iki farklı durum ortaya çıkmıştır.

-01.01.2021 tarihinde yürürlüğe giren ve 14/04/2021 tarihine kadar yürürlükte kalan Protokolün ilk halinde“50 ile 63'üncü fasıllar arasında yer alan eşya ile sınırlı” geri ödeme yasağı bulunduğundan, protokolün ilk halinin yürürlükte bulunduğu 01/01/2021 ila 13/04/2021 tarihlerinde (bu tarihler dâhil) tescil edilmiş gümrük beyannameleri kapsamında Birleşik Krallık’a ihraç edilen Türk menşeli eşyanın Gümrük Tarife Cetveli’nde 50 ila 63'üncü fasıllarda sınıflandırılmış olması halinde (bu fasıllar dâhil), ihraç eşyasının bünyesindeki serbest dolaşıma girmemiş üçüncü ülke menşeli girdiler için telafi edici vergi yükümlülüğü doğacaktır.

İlgili dönemde tescil edilen beyannameler kapsamında Birleşik Krallık’a ihraç edilen eşyanın mezkûr fasıllar dışında sınıflandırılmış olması halinde ise, bu eşyanın bünyesindeki serbest dolaşımda bulunmayan üçüncü ülke menşeli girdi telafi edici verginin konusunu oluşturmayacaktır.

-Söz konusu protokolün revize edilmiş hali ise 14/04/2021 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, protokolün revize edilmiş halinde hiçbir ürün grubu için geri ödeme/muafiyet yasağı bulunmadığından, 14/04/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) sonra tescil edilen gümrük beyannameleri kapsamında Birleşik Krallık’a ihraç edilen Türk menşeli eşyanın bünyesinde yer alan ve serbest dolaşımda olmayan üçüncü ülke menşeli girdi için telafi edici vergi yükümlülüğü doğmayacaktır.

6.2. Bünyesinde BK Menşeli Girdi Bulunan Türk Menşeli Eşyanın A.TR ile AB’ye İhracı

Türkiye 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı gereği ticaret politikasını Topluluğun Ticaret Politikasına uyumlu hale getirmiş ve üçüncü ülkelere karşı Ortak Gümrük Tarifesi (OGT) uygulamaya başlamıştır. Bu kapsamda, Brexit süreci sonrasında AB ile Birleşik Krallık arasından imzalanan Serbest Ticaret Anlaşmasının akabinde zaman kaybetmeden Türkiye ile Birleşik Krallık arasında da STA imzalanmıştır. Buna göre, iki ülke arasında yapılacak ticarette menşe ispat belgesi olarak Menşe Beyanı’nın varlığında tercihli ticaretten yararlanılacaktır.

Dahilde İşleme Rejimi kapsamında şartlı muafiyet hükümleri uyarınca ithalatı yapılan Birleşik Krallık menşeli eşya bakımından konu değerlendirildiğinde; STA’da yer alan bir ürünün ithalatında, firma tarafından menşe ispat belgesi tevsik edilmemişse bu ürün Dahilde İşleme Rejimi açısından üçüncü ülke menşeli bir ürün olarak kabul edilecek, ilgili ülke menşeli olsa dahi tercihli vergi uygulamasından yararlandırılmayacak ve TEV hesaplanacaktır.

Birleşik Krallık menşeli ürünün menşe ispat belgesi eşliğinde DİR kapsamında ithal edilmesi ve bu ürünün işlem görmüş ürünün bünyesinde kullanılması ile elde edilen ürünün A.TR Dolaşım Belgesi eşliğinde Avrupa Birliği ülkelerine ihraç edilmesi halinde ise AB ve BK arasında imzalanan STA kapsamında söz konusu Birleşik Krallık menşeli girdiye dair tahsili gereken verginin bulunması halinde TEV tahsil edilecek, aksi durumda TEV tahsili söz konusu olmayacaktır.

6.3. Bünyesinde BK Menşeli Girdi Bulunan Türk Menşeli Eşyanın Serbest Bölgeden A.TR ile AB’ye İhracı

Türkiye'den veya üçüncü ülkelerden serbest bölgelere depolanmak, işlenmek veya ihraç edilmek üzere gelen eşyanın daha sonra Avrupa Birliği ülkelerine, statü belgesi olarak A.TR dolaşım belgesi ile gönderilmek istenmesi halinde, Tespit ve Tahakkuk Kâğıdı düzenlenecektir. Burada yapılacak işlemler ve tahsil edilecek vergiler açısından eşyanın gümrük statüsü önem arz etmektedir.

Eşyanın ticaret politikası önlemlerine tabi üçüncü ülke menşeli olması halinde, A.TR Dolaşım Belgesi düzenlenmesi için telafi edici verginin tahsil edilmesi ve bu eşya için düzenlenmiş ithal lisansının ibraz edilmesi gerekir.

Bünyesinde Birleşik Krallık menşeli ürün bulunan işlem görmüş ürünün A.TR Dolaşım Belgesi eşliğinde Avrupa Birliği ülkelerine ihracı halinde de yukarıda belirtilen (6.2.) olasılıklar dahilinde TEV tahsil edilip edilmeme durumu ortaya çıkacaktır.

7. Telafi Edici Vergi’nin Ödenmemesi Durumunda Karşılaşılacak Müeyyideler

İşlem görmüş ürünün elde edilmesinde kullanılan vergiye konu eşyanın tespitinde firma beyanı esas alınmakla birlikte, ödenmesi gereken tarihten sonra ödenen ithalat vergileri için ayrıca bu tarih itibarıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51’inci maddesi hükümlerine göre tespit edilen gecikme zammı uygulanacaktır.

Bunun yanı sıra, Gümrük Kanunu’nun 234/5’inci maddesi uyarınca, ödenmesi gereken Telafi Edici Vergi’nin ödenmesi gereken tarihe kadar hiç ödenmemiş veya eksik ödenmiş olduğunun yapılan sonradan kontrol incelemeleri sonucunda tespit edildiği durumda, ödenmesi gereken ithalat vergilerinin faizi ile birlikte tahsilinin yanı sıra, yükümlüsü hakkında bu vergilerin dörtte biri tutarında para cezasına hükmedileceği, hiç ödenmeyen veya eksik ödenen ithalat vergilerinin yükümlüsünce gümrük idaresinin tespitinden önce bildirilmesi durumunda ise bu cezaya hükmedilmeyerek sadece 6183 sayılı Kanun kapsamında işlem yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Ayrıca, yukarıda da izahı yapıldığı üzere, her ne kadar Telafi Edici Vergi için gümrük yükümlülüğü, söz konusu eşyanın ihracına ilişkin gümrük beyannamesinin gümrük idaresi tarafından tescil edildiği tarihte başlasa da TEV bir ithalat vergisidir. Bu kapsamda, işlem görmüş ürün bünyesinde yer alan ithal girdi kıymetinin düşük beyan edilmesi suretiyle Telafi Edici Vergi’nin eksik ödendiğinin tespiti halinde 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234’üncü maddesi kapsamında işlem tesis edilmesi gerekecektir.