DEBİT NOTE UYGULAMALARI (Gümrük ve Maliye)

Sezai KAYA, Gümrük Müşaviri, Gümrük ve Ticaret Eski Müfettişi
06.01.2020


Credit Note Uygulamaları (Gümrük ve Maliye) başlıklı yazımızda, credit note belgesinin ithalatta ve ihracatta kullanıldığı durumlar ile Maliye Bakanlığı’nın ve gümrük idaresinin konuya yaklaşımları ele alınmıştır.

Bu yazımızda ise debit note uygulamalarının gümrük ve vergi mevzuatı karşısındaki durumu ele alınacaktır.

İTHALATA KONU EŞYADA DEBİT NOTE

Vergi Mevzuatı

Debit note belgesinin kayıtlara alınıp alınamayacağı, bu belgenin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun kabul ettiği belgeler arasında olup olmadığı yönüyle tartışmalar yaşanmıştır.

Bu tartışmalar üzerine Gelir İdaresi Başkanlığı 14/08/2012 tarihli B.07.1.GİB.4.99.16.01.0-vuk-229-189 sayılı özelgesinde verdiği cevapta, yurt dışındaki firmanın ülkesi mevzuatına göre fatura düzenlemesi mümkün değilse, ilgili ülke mevzuatına göre geçerli bir belge olması ve bu durumun gerektiğinde ispatı şartıyla, bu firmanın düzenleyeceği "debit note"un kayıtların tevsiki açısından ispat edici belge olarak kullanılmasının mümkün olduğunu ifade etmiştir. Bu ifadeden debit note belgesinin kayıtları tevsik edici belge olarak kullanılabileceği anlaşılmaktadır.

Öte yandan, ithalata konu eşya için debit note belgesinin geldiği durumlarda, ticari kazanç elde ediliyor olması nedeniyle kurumlar vergisi yönüyle herhangi bir tevkifat yapılmasına gerek bulunmadığı kanaatindeyiz. Keza, debit note belgesinin aşağıda belirtileceği üzere gümrük idaresine beyan edilmesi gerektiği için KDV yönüyle de tevkifat (2 no.lu KDV beyanı) yapılmasına ihtiyaç olmadığı inancındayız.

Gümrük Mevzuatı

İthalata konu eşya için gelen debit note belgesi, ithalatçının yurt dışına olan borcunu artıran ilave fatura anlamına geldiğinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24/1 ve 24/3-a maddeleri mucibince gümrük idaresine beyan edilmesi gerekmektedir.

İHRACATA KONU EŞYADA DEBİT NOTE

Vergi Mevzuatı

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 227/1. maddesine göre, Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. Söz konusu kayıtların ise mezkûr Kanun’un 229 ve müteakip maddelerinde yer alan, fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu şeklindeki belgelerden herhangi birisi ile tevsik edilmesi gerekmektedir.

Dolayısıyla, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 229 ve müteakip maddelerinde sayılan belgeler arasında yer almadığından ihracat yapanların debit note belgesi düzenlemesi mümkün görünmemektedir. Bunun yerine fark faturasının düzenlenmesi ya da mevcut faturanın iptal edilip fark kısmı da içeren yeni bir faturanın tanzim edilmesi uygun olacaktır.

Gümrük Mevzuatı

İhraç edilen eşya için debit note düzenlenip düzenlenemeyeceği konusunda gümrük mevzuatında bir düzenleme bulunmamaktadır.

Ancak vergi mevzuatı kısmında belirtildiği üzere fark faturasının düzenlendiği durumlarda ihracat beyannamesinin de buna uygun hale getirilmesi (düzeltilmesi) uygun olacaktır.

İhracat beyannamesinin düzeltilmesi kambiyo takibi açısından da önem arz etmektedir. Bankaya gelen fark bedelin ihracata ilişkin olduğu bu sayede açıklanabilecektir.

Ancak, ihracat beyannamesinin kıymetini artırma şeklinde bir düzeltme talebine gümrük idaresinin olumsuz yaklaşabileceğini belirtmek yerinde olacaktır.

Öte yandan, fark faturası düzenlemek yerine önceki faturanın iptal edildiği ve fark kısmı da içeren yeni bir faturanın düzenlendiği durumlarda da ihracat beyannamesinin düzeltilmesi uygun olacaktır. Ancak, gümrükte işlem görmüş e-faturanın iptal edilerek, ihracat beyannamesinin düzeltilmesi suretiyle yeni e-faturanın ihracat beyannamesine eklenmesi yönündeki talebin gümrük idaresince reddedilme olasılığının yüksek olduğu ifade edilebilir.