Sezai KAYA, Gümrük Müşaviri, Gümrük ve Ticaret Eski Müfettişi

Dahilde işleme izni kapsamında yurda geçici ithali yapılan eşyanın, ihraç edilecek işlem görmüş ürünün bünyesinde kullanılıp kullanılmadığının tespiti için dahilde işleme izni kapsamında ithalatın yapıldığı gümrük idaresince, Dahilde İşleme İzni Talep Formunun 10 no.lu “Diğer Hususlar” bölümüne Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2017/17 sayılı Genelgesinde belirtilen kodlardan en az bir tanesi yazılmaktadır.

Bahse konu kodlar ile fotoğraf eklenmesi, ekspertiz raporu aranması, numune alınması, laboratuvar tahlili gibi eşyanın ayniyet tespitine yarayacak yöntemler kullanılmaktadır. Bu yöntemler ile ithal edilen eşyanın ihraç edilen eşyanın üretiminde kullanılıp kullanılmadığının tespit edilebilmesi amaçlanmaktadır.

Yazılı kural böyle olmakla beraber ihracata konu eşyanın ayniyetinin[1] tespit edilmeden yurtdışı edildiği, sonradan yapılan ayniyet tespit taleplerinin reddedildiği ve bu nedenle de teminatların çözülmediği, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi hükmünce müeyyide uygulandığı durumlar olabilmektedir.

Ancak, bu noktada aşağıdaki konular cevaplanması gereken birer soru olarak karşımıza çıkmaktadır.

  • Ayniyet tespitine ilişkin görev kime aittir? Beyan sahibine mi gümrük idaresine mi?
  • Teminatın çözülmemesi ve müeyyide uygulanması doğru mudur?

Bahse konu soruların cevapları Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2017/17 sayılı Genelgesinde yer alan ifadelerin yorumlanması suretiyle bulunabilecektir. Genelgeye göre ihracat gümrük idaresi tarafından Dahilde İşleme İzin Talep Formunun 10 no.lu hanesindeki meşruhatın kontrol edilmesi, bu meşruhata göre idarece memur görevlendirilmesi, teknik inceleme yaptırılması, ekspertiz raporu hazırlanması, laboratuvar tahlili vb. işlemlerin tekemmül ettirilerek ayniyet tespitini müteakiben eşyanın ihracına izin verilmesi gerekmektedir.

Bu ifadelerden, ayniyet tespitinin idarenin görevi olduğu, bunun sonucunda da, idarenin görevini yapmadığı durumlarda beyan sahibine müeyyide uygulanmasının hukuka uygun olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Öte yandan, Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 05.01.2015 tarihli 4995937 sayılı yazısında, firmaların ayniyet tespiti için her aşamada gümrük idarelerine başvurmaları mümkün olduğundan sonradan ayniyet tespiti yapılamayacağı ifade edilmektedir. Mezkur yazıdaki bu ifadenin beyan sahibinin ödevi şeklinde yorumlandığı ve müeyyide uygulandığı durumlarla karşılaşılabilmektedir. Ancak, söz konusu yazıdaki ifadede “mümkün olduğundan” ifadesinin geçtiği, “gerekmektedir” şeklinde beyan sahibine ödev yükleyici herhangi bir kelimenin geçmediği düşüncesinde olduğumuzu belirtmek isteriz.

 

[1] Kimi yazılı kaynaklarda “ayniyat” kelimesi ile “ayniyet” kelimesi birbiri yerine kullanılabilmektedir. Türk Dil Kurumuna göre “ayniyet” kelimesi özdeşlik, aynılık anlamına gelirken “ayniyat” kelimesi ise malla, eşya ile ilgili olan demektir. Bu durumda yazımız içerisinde ayniyet kelimesini kullanmanın daha doğru olacağı değerlendirilmiştir.