Sezai KAYA, Gümrük Müşaviri, Gümrük ve Ticaret Eski Müfettişi
23.12.2019

Son dönemlerde sıklıkla yaşanan bir duruma açıklık getirmek için bu yazı kaleme alınmıştır. Gümrük idaresine verilen teminatların/vergilerin iadesi talep edildiğinde henüz kesinleşmemiş vergi ve cezalar dolayısıyla teminatların/vergilerin iade edilmediği durumlarla karşılaşılmaktadır.

  • 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un 23/1. maddesi,
  • 2 seri no.lu Gümrük Genel Tebliği (Tahsilat İşlemleri)’nin 39. maddesi
  • Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün 09.01.2018 tarihli 31033144 sayılı yazısı

Yukarıda yer alan mevzuat düzenlemelerinde, muaccel hale gelmiş amme alacağından mahsup işleminin yapılacağı ve kalan kısım olması halinde vergilerin/teminatların iade edileceği belirtilmektedir.

Hukuk Sözlüğü muaccel ifadesini ecelin gelmesi, borcun ödenmesi gereken aşamada bulunması (kesinleşmesi) olarak tanımlamaktadır.

Dolayısıyla, muaccel hale gelmemiş (kesinleşmemiş) amme alacağı nedeniyle teminatların/vergilerin iade edilmemesi yukarıda yer alan düzenlemelere uygun görünmemektedir.

Bu durumda, gümrük vergi ve cezalarının kesinleşme anını aşağıdaki senaryolara göre belirlemek ve teminatların/vergilerin iade edilip edilmeyeceğine bu çerçevede karar vermek yerinde olacaktır.

1 – İtiraz – Uzlaşma – Dava Olmadan Kesinleşme

2 seri No.lu Gümrük Genel Tebliğinin (Tahsilat İşlemleri) 13. maddesine göre tebliğ edilen gümrük vergilerine karşı; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesinde belirtilen sürelerde (15 gün) itirazda bulunulmadığı veya süresi içinde idari yargı mercilerine başvurulmadığı takdirde söz konusu sürenin ardından vergi kesinleşir.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 37. maddesinde amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği, hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği hükmedilmektedir.

Bu hükme göre itiraz-uzlaşma ve yargı mercilerine başvurulmaksızın kesinleşen amme alacaklarının ödeme müddeti 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 198/1 ve 242. maddelerinde belirtilen 15 günlük süredir. Dolayısıyla verginin kesinleştiği tarih ile ödeme müddeti (kesinleşme) aynı güne isabet etmektedir. 

Not: Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 2013/38 sayılı Genelgesine göre gümrük vergileri alacağına bağlı olmayan maktu veya nispi para cezalarının ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 37 nci maddesi gereği ilgilisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 ay içinde ödenmesi gerekmektedir. Örneğin usülsüzlük cezaları vergi aslına bağlı olmayan cezalar olduğu ve ödeme süresi 1 ay olduğu için kesinleşme tarihi de ödeme müddeti ile aynı güne isabet etmektedir.

2 – İtiraz ve Dava Sonucunda Kesinleşme

2 seri No.lu Gümrük Genel Tebliğinin (Tahsilat İşlemleri) 13. maddesine göre,

– Vergilere itiraz edildiği ve idari itirazın reddedilmesi üzerine idari yargıya başvurulduğu durumlarda, nihai yargı kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren, söz konusu yargı kararına bir üst mahkeme nezdinde itiraz veya temyiz yoluna gidilmesi için gerekli olan otuz günlük süre içerisinde üst mahkemeye başvurulmaması halinde, söz konusu sürenin bitiminde,

– İdari yargı kararına karşı bir üst mahkeme nezdinde başvuru yapılmışsa başvuru üzerine verilen kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren kararın düzeltilmesi talebinde bulunulması için gerekli olan on beş günlük süre içerisinde kararın düzeltilmesi talebinde bulunulmaması halinde, söz konusu sürenin bitiminde,

– Süresi içinde idari yargı kararının düzeltilmesi talebinde bulunulması halinde, idare lehine verilen kararın tebliğ edildiği tarihte,

vergi kesinleşir.

3 – Uzlaşma Sonucunda Kesinleşme

2 seri No.lu Gümrük Genel Tebliğinin (Tahsilat İşlemleri) 13. maddesine göre, 4458 sayılı Gümrük Kanunu' nun 244. maddesi uyarınca başvuruda bulunulması ve uzlaşılması durumunda, gümrük vergileri ile para cezaları uzlaşılan tutarlar üzerinden kesinleşir.

Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 2013/38 sayılı Genelgesine göre de kesinleşme tarihi olarak da uzlaşma tutanağının tarihi esas alınmaktadır.

Not: Yukarıda yer alan düşünce ekseninde, muaccel hale gelmemiş amme alacağının YYS veya OKS başvurularında engelleyici unsur olarak dikkate alınmasının da hukuken yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.