Sezai KAYA, Gümrük Müşaviri, Gümrük ve Ticaret Eski Müfettişi
25.06.2018

İhracata konu eşyanın ihracatçının fabrikasında yapılan tartımları ile limanlarda yapılan tartımlar arasında farklılıklar söz konusu olabilmektedir.

Söz konusu farklılıklar kimi zaman 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında cezalarla karşılaşılmasına kimi zamanda ihracat beyannamesinde düzeltme işlemi yapılmasına neden olmaktadır. Düzeltme işlemi de zaman aldığından yakınmalara neden olabilmektedir.

Bu bağlamda, yazımızın konusunu ihracatta  ağırlık farklılıkları hakkındaki soru ve cevaplar oluşturmaktadır.

  • 4458 sayılı Gümrük Kanunu’na göre ihracatta ağırlık farklılığına uygulanacak müeyyide nedir?

Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 241/3-j maddesine göre ihraç eşyasının yapılan beyan ve eki belgelere göre miktar veya cinsinde %10’dan fazla farklılık çıkması halinde usulsüzlük cezası 2 kat olarak uygulanmaktadır. 2018 yılı itibariyle bu ceza 210 TL (105 x 2 = 210 TL) olarak uygulanmaktadır

  • 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na göre ihracatta ağırlık farklılığına uygulanacak müeyyide nedir?

Kanun’un 3/9. maddesine göre, ilgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak amacıyla ihracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi gösteren ya da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik gösteren kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşya arasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde, sadece 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır.

Öte yandan Kanun’un 13. maddesine çerçevesinde müsadere işlemi uygulanacağından kaçakçılığa konu eşya gümrük idaresi tarafından alıkonulacaktır.

  • Hangi hallerde kaçakçılık fiili işlenmiş olur?

Yukarıda verilen cevaplardan, ihracat eşyasında ortaya çıkan ve %10’dan fazla çıkan farklılıklarda hem 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 241/3-j maddesine göre hem de 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/9. maddesine göre işlem yapılacağı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, aynı fiile iki ayrı ceza uygulanamayacağından, Gümrük Yönetmeliği’nin 579. maddesinde yer alan hükümlere göre hareket edilecektir.

Yönetmeliğin mezkûr maddesine göre bir fiilin hem 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun hem de 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu veya diğer ceza koyan kanunların kapsamına girebilecek olması durumunda, idare amiri durumu inceleyerek olay dolayısıyla, aynı zamanda diğer kanunlara göre işlem yapılıp yapılmayacağını tespit etmek zorunda ve gerektiğinde adli makamlara suç duyurusunda bulunmak zorundadır.

Adli makamlarca yapılan soruşturma veya kovuşturma sonucunda 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda tayin edilen cezalardan daha ağır bir para cezasına karar verildiği veya fiilin suç teşkil ettiğine ve suçtan dolayı yaptırım uygulanmasına karar verildiği takdirde, kararın kesinleşmesi ve hükmolunan paranın tahsili şartıyla 4458 sayılı Gümrük Kanunu’na göre verilmiş olan ceza kaldırılır ve alınmış olan para geri verilir.

Sonuç olarak, ağır olan yaptırım uygulanacağından 4458 sayılı Gümrük Kanunu’na göre uygulanan ceza işlemi kaldırılacaktır.

  • %10’un altında kalan farklara ceza uygulanır mı?

%10’un altında kalan farklara 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 241/3-j maddesine ceza uygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Ancak bu durum, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 241/1 maddesine göre ceza uygulanmayacağı ve beyannamede düzeltme yapılmayacağı anlamına gelmemektedir.

  • Hangi hallerde beyannamede düzeltme işlemi yapılır?

Ulaştırma Bakanlığı Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılık Düzenleme Genel Müdürlüğü’nün 20.02.2017 tarihli 2017/TMKTDGM-01/DBA sayılı Genelgesine göre; IMO Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesinin (SOLAS) VI. Bölümünün A Kısmının 2. Kuralı uyarınca, 01.07.2016 tarihinden itibaren gemiler tarafından taşınacak dolu konteynerlerin brüt ağırlıklarının yükleten kişiler tarafından tespit edilerek doğrulanması zorunlu hale gelmiştir. Bahse konu sözleşmeye de Ülkemiz de taraf olmuştur.

Mezkûr Genelgeye göre, doğrulanmış brüt ağırlık bilgisinin taşıma belgelerinde kayıtlı olması ve bu belgelerin önceden gemi kaptanı veya temsilcisi ile kıyı tesisi işleticisi temsilcisine iletilmesi gerekmektedir. Zira, bu belgeler gemi yükleme planının hazırlanmasında önem arz etmektedir. Bu bağlamda doğrulanmış brüt ağırlık bilgisine sahip olmayan dolu konteynerlerin 01.07.2016 tarihinden itibaren gemilere yüklenmesi mümkün değildir.

Bahse konu Sözleşme (SOLAS) kuralının ülkemizde uygulanması için Denizyoluyla Taşınacak Dolu Konteynerlerin Brüt Ağırlıklarının Tespiti ve Bildirimi Hakkında Yönerge yayımlanmıştır. Yönergenin 5/16. maddesine göre de dolu konteynerin beyan edilen doğrulanmış brüt ağırlığı ile gerçek brüt ağırlığı arasındaki fark ±%5’ten fazla olamayacaktır.

Bu kurala uygun olarak gümrük idarelerinde yerleşmiş teamül; ±%5’in üzerindeki farklar için ihracat beyannamesinde düzeltme işlemi yapılması yönündedir. Ancak bu konunun gümrük mevzuatında yer alan bir düzenlemeden kaynaklanmadığı, ±%5 fark nedeniyle gemiye alınamama durumunun ihracat beyannamesinde düzeltme yapılması şeklinde bir teamüle dönüştüğü, bunun da ihracat beyannameleri ile konşimento ve kargo manifestolarının uyumlu olması gerekliliğinden kaynaklanan fiili bir durum olduğu değerlendirilmektedir.

Bu bağlamda, bahse konu teamül ve Kanuni metinler çerçevesinde;

– %5’in altındaki farklar için düzeltme işlemi yapılmayabileceği,

– %5’in üzerinde ancak %10’un altındaki farklar için düzeltme işlemi yapıldığı,

– Kaçakçılık kastının olmadığı %10’un üzerindeki farklar için 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 241/3-j maddesine göre müeyyide uygulandığı ve beyannamenin düzeltildiği,

– Kaçakçılık kastının olduğu %10’un üzerindeki farklar için adli sürecin işletildiği ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 13. maddesine göre müsadere işlemi uygulanacağından kaçakçılığa konu eşyanın gümrük idaresi tarafından alıkonulduğu,

Sonucuna ulaşılmaktadır.

Not: Havayolu taşımacığılında, beyan edilen ağırlık, fiili ağırlık ve taşıma belgelerindeki ağırlıkların birebir aynı olması beklenmektedir. Özellikle uçakların kalkış anında dengesini koruması için yüklenen ağırlığın kesin olarak bilinmesi bir zorunluluktur. Bu yüzden, havayolu taşımacılığında önce eşya ambara alınmakta, ambara alınırken tartım yapılmakta ve buradan gelen sonuç üzerine beyannamenin tescil işlemleri yapılmaktadır.